- Nisan


DOĞA YÜRÜYÜŞÜ İÇİN ROTA SEÇİMİ

Orman, göl kenarı ya da park gibi doğal yerler yürüyüş için genellikle tercih edilen alanlardandır. Tanıdık ve yakın yerler, daha güvenli kabul edilir. Yürüyüş süresi çok uzun olmamalı. Yeni başlayanlar için kısa yollar daha iyi bir seçim olur. Birkaç kilometrelik mesafeler genelde yeterli sayılır. Düz ve kolay yollar genellikle daha rahattır. Taşlı ve dik yollar ise yürümek isteyenleri daha çok zorlayabilir. Herkes kendi gücünü dikkate alarak yol seçmeli. Yanında bir arkadaş ya da aile bireyiyle yürüyüşe çıkmak güvenliği artırır. Hava durumu da önemli bir etkendir. Güneşli ve açık bir hava, yürümeyi kolaylaştırır. Su, atıştırmalık ve telefon gibi eşyalar yürüyüş sırasında çantada mutlaka yer almalı. Doğru bir rota seçildiğinde, yürüyüş hem keyifli geçer hem de güvenlik açısından daha uygun hale gelir.

Ahmet Emir ŞAHİNOĞLU 7/A

 

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ İÇİN ROTA BELİRLEME REHBERİ

Doğa yürüyüşleri, hem fiziksel sağlığı destekleyen hem de ruhu dinlendiren eşsiz bir aktivitedir. Ancak bu keyifli deneyimin güvenli ve verimli geçmesi, doğru rota seçimine bağlıdır. Doğru rota; yürüyüşçünün deneyim seviyesine, hava koşullarına, mevsime ve hedeflenen manzaralara göre belirlenmelidir. İşte doğa yürüyüşleri için rota belirlerken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar:

1. Yürüyüş Seviyenizi Belirleyin

Rota seçiminin ilk adımı, kendi fiziksel kapasitenizi ve doğa yürüyüşü deneyiminizi objektif bir şekilde değerlendirmektir. Yeni başlayanlar için kısa, düşük eğimli ve işaretli patikalar idealdir. Deneyimli yürüyüşçüler ise daha zorlu, dağlık ve uzun parkurları tercih edebilir.

2. Bölge ve Hedef Seçimi

Yürüyüş rotası belirlerken görmek istediğiniz doğal güzellikleri düşünün: Şelaleler, göller, yaylalar, ormanlık alanlar ya da zirveler… Aynı zamanda bölgenin coğrafi yapısı, yaban hayatı, ulaşım imkânları ve kamp olanakları da göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Hava Durumu ve Mevsim

Yürüyüş yapılacak mevsim, rota seçimini doğrudan etkiler. İlkbahar ve yaz aylarında daha uzun ve yüksek rakımlı rotalar tercih edilebilirken, sonbahar renkleri için ormanlık alanlar idealdir. Kış yürüyüşlerinde ise kar durumu ve don riski göz önünde bulundurulmalıdır. Hava durumu mutlaka önceden kontrol edilmeli ve rotanın acil durum çıkışları gözden geçirilmelidir.

4. Harita ve GPS Kullanımı

Rota planlamasında harita ve GPS desteği oldukça önemlidir. Bu araçlar, patika dışına çıkmamanızı sağlar ve yön kaybı gibi tehlikeleri minimize eder. Günümüzde birçok mobil uygulama (komoot, AllTrails, Wikiloc gibi) yürüyüşçülere rota oluşturma ve paylaşma imkanı sunmaktadır.

5. Güvenlik ve Acil Durumlar

Rota üzerinde su kaynakları, barınma noktaları ve cep telefonu sinyali olan bölgeler önceden tespit edilmelidir. Tek başına yürüyüş yapılacaksa rota bilgisi mutlaka bir yakına bildirilmelidir. Ayrıca, zorlu parkurlar için rehberli gruplara katılmak her zaman daha güvenlidir.

6. Sürdürülebilirlik ve Doğaya Saygı

Rota belirlerken doğanın dengesine zarar vermemeye özen gösterilmelidir. İşaretli patikalardan sapmamak, çöp bırakmamak ve yerel kurallara uymak, sürdürülebilir yürüyüş deneyiminin temelidir.

Aziz Mete SANDALOĞLU 7/A

 

BOZDAĞLAR – GÖLCÜK YAYLASI ROTALARI (ÖDEMİŞ, İZMİR)

·        Zorluk Seviyesi: Kolay-Orta

·        Süre: 2-4 saat

·        Ulaşım: İzmir’den arabayla yaklaşık 2 saat

Gölcük’te çam ormanları arasında göl çevresinde keyifli yürüyüş alanı.

·        Zorluk Seviyesi: Kolay-Orta

·        Süre: 1-5 saat (farklı rotalara göre)

·        Ulaşım: İzmir merkezden arabayla yaklaşık 2 saat

Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, hem doğal hem de biyolojik çeşitliliğiyle eşsizdir yani alerjiniz varsa veya böcek fobiniz varsa tavsiye etmem.

Samet Robin AKKAYA 7/B

 

NÖROLOG DR. DAMLA FINDIK İLE RÖPORTAJ

Röportaj Muhabiri: Merhabalar efendim. Bugün ergenlik dönemindeki gençlerimizin yaşlarda sağlıklarını olumsuz etkileyebilecek yaygın alışkanlıkları hakkında konuşacağız. Öncelikle ergenlik döneminin sağlık bakımından önemini açıklayabilir misiniz?

Dr. Damla Fındık: Tabii ki, bakın ergenlik insan vücudunun ikinci ve son şekillenme dönemi. Kemik yoğunluğunun yüzde doksanı bu dönemde oluşuyor. Ayrıca hem nöroplastisisenin hem de beyin gelişiminin en önemli dönemlerinden biri diyebiliriz. Yani gençlerin şu an yaptığı her seçim, gelecekteki sağlık haritalarını çiziyor.

Röportaj Muhabiri: En çok hangi yanlış alışkanlıkları gözlemliyorsunuz?

Dr. Damla Fındık: Genel olarak baktığımızda 3 temel şey gözlemleyebiliyoruz. Bunlar uyku düzensizliği, hareketsizlik ve yanlış beslenme.

Röportaj Muhabiri: Öncelikle uyku düzensizliği hakkında bilgiler verebilir misiniz?

Dr. Damla Fındık: Elbette, aslında durum sandığımızdan çok daha vahim. Adeta bir nesil kaybediyoruz. 15-18 yaş arası baş ağrısı şikayetiyle gelen hastaların yüzde sekseninde uyku apnesi başlangıcı tespit ediyoruz. Gece geç yatıp erken kalkmak zorunda kalan gençlerde her türlü sağlık sorunu görmek mümkün.

Röportaj Muhabiri: Bu uyku sorunlarının beyin gelişimine etkileri neler?

Dr. Damla Fındık: Şöyle anlatayım. Beyin 25 yaşına kadar gelişmeye devam eder o yüzden ergenlikteki uyku alışkanlıkları çok önemlidir. Derin uyku sırasında beyin adeta temizlik moduna geçer. Bu temizlik düzenli yapılmazsa, Alzheimer’da rol oynayan beta-amiloid proteinleri birikmiye başlar. Ayrıca uyku, büyüme salgınlandığı bir zaman dilimi. Yetersiz uyuyan gençlerde boy kısalığından kemik erimesine kadar birçok sorun görüyoruz.

Röportaj Muhabiri: Peki, hareketsizliğin etkilerinden bahsedebilir misiniz?

Dr. Damla Fındık: Şu an gençler günde ortalama dokuz buçuk saat oturuyor. Bu 60 yaş üstü bireylerden daha fazla. Bu da tabii ki birçok soruna yol açıyor. Hareket etmeyen vücut beyne “gerek yok” sinyali gönderir. Özellikle prefontal kortekste ki bu bizim karar verme ve planlama merkezimizdir, hücre kayıpları başlar. MR çektiğimiz hareketsiz gençlerde 50’li yaşlardaki bir beyin görüntüsüne benzer dejenerasyonlar bulunuyor. Bu yüzden vücudumuzu olabildiğince hareket ettirmeye çalışmak şart. Röportaj Muhabiri: Son olarak beslenme alışkanlıklarına da değinirseniz çok sevinirim.

Dr. Damla Fındık: Beslenmeye en kritik nokta diyebiliriz. Fast food ağırlıklı beslenme, bağırsak mikrobiyotasını altüst ediyor. Unutmayalım ki bağırsaklar ikinci beynimizdir. Depresyon anksiyete ve dikkat dağınıklığı şikayetiyle gelen gençlerin çoğunda bağırsak florası bozuk çıkıyor.

Röportaj Muhabiri: Değerli bilgileriniz için çok teşekkür ederim efendim.

Ada KABAKCIOĞLU 7/A


DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ İÇİN NASIL ROTA BELİRLENİR?

Türkiye’deki doğa yürüyüşleri için birçok harika rota bulunmaktadır.

·        Kaçkar Dağları, zorlu bir dağ yürüyüşü deneyimi arayanlar için idealdir.

·        Lycia Yolu, Akdeniz kıyıları boyunca tarihi kalıntılarla birlikte deniz manzarası sunar.

·    Kaz Dağları Milli Parkı,hem rahat hem de keşif dolu bir yürüyüş yapmak isteyenler için yemyeşil ormanlar ve mitolojik bir atmosferle doludur.

·     Aladağlar Milli Parkı, dağcılık ve kaya tırmanışı ile ilgilenen deneyimli yürüyüşçüler için mükemmel bir zorluk seviyesi sunar.

·      Akyaka-Gökova Körfezi Yolu, deniz manzarası eşliğinde daha kolay bir rota arayanlar için uygundur.

·  Süleymaniye Yolu ise göletler ve ormanlarla çevrili,sakin bir doğa gezisi arayanlar için harika bir alternatif oluşturur.

Hangi seviyede yürüyüş yapmak istediğinize göre bu rotalar arasından seçim yapabilirsiniz.

 Beren TAVŞANLI 6/B

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ İÇİN ROTA BELİRLEMEK

Doğa yürüyüşlerinde rota belirlemek sizin ne sevdiğinize bağlı olarak değişebilir. Bu sadece ne sevdiğinize bağlı olarak değil yaşınıza göre de değişebilir. Mesela 50-60 yaşlarını geçmiş biri için dağda yürüyüş yapmak çok tercih edilmeyebilir. Bunun yerine daha çok tırmanma gerektirmeyen düz yürüme alanları tercih edebilirler.

Fiziksel olarak her gün düzenli spor yapan ile yılda bir iki kere spor yapan bir kişi arasında gidilebilecek yerler farklı olmalıdır. Çünkü bazı kişilerin kasları bu kadar uzun yürüyüşlere dayanamayabilir.

Küçük çocuk sahibi olan aileler için çok uzun rota belirlenmemelidir çünkü çocukları yorulduklarında geri dönmek zorunda kalabilirler. İklim koşulları da cok etkilidir. Sıcak bir iklimde doğup büyümüş biri soğuk karlı tepelere çıkmakta epeyce zorluk çekebilir. Aynı şekilde soğuk bir iklimde doğup büyümüş biriyse sıcak iklimlerde, tropikal ormanlar gibi yerlerde zorluk çekebilir.

Rotanın uzunluğu ve dinlenme yerleri insanların güzel ve verimli bir gün geçirmeleri için önemlidir. Rotanız çok uzun olursa sizi yorar, kısa olursa ise yol hemen bittiği için sıkılabilirsiniz. Bu nedenle sizin için uygun uzunlukta bir rota belirlemeniz gereklidir.

Yürüyüşe katılan kişilerin sayısı çoğaldıkça daha iyi bir plan yapmamız gerekir. Rotanızın hangi noktasında hangi saatlerde olacağınızı belirlemek, yanınıza ne alacağınızı birbirinizle paylaşmak, dinlenme noktalarına karar vermek, yürüyüşten önce grupla yapacağınız işler arasındadır.

Eğer rotanızı bu şartlara uyarak belirlediyseniz sizin doğada keyifli bir gün geçireceğinize eminim.

Ada ACAROĞLU 6/A

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ İÇİN ROTA BELİRLEMEK

Doğa yürüyüşleri için rotalar genellikle ormanlık alanlar, dağ yolları, milli parklar, göl kenarları veya doğal alanlarda bulunur. Bu yerler genellikle şehirden uzak, temiz havalı, sessiz ve doğayla iç içe olan ortamlardır.

Haydi biraz örnek verelim:

·       Milli Parklar

Kuşcenneti Milli Parkı, Yedigöller Milli Parkı, Köprülü Kanyon Milli Parkı, Altındere Vadisi Milli Parkı, Nemrut Dağı Milli Parkı, Kaçkar Dağları Milli Parkı vb.

·       Ormanlar

Belgrad Ormanı, Karagöl Ormanı, İnciraltı Kent Ormanı, Kemerburgaz Kent Ormanı, Atatürk Kent Ormanı, Balçova Terapi Ormanı, Karacabey Longoz Ormanları vb.

·       Dağlık Alanlar

Küre Dağları, Canik Dağları, Bolu Dağı, Ilgaz Dağları, Yalnızçam Dağları vb.

·       Doğa Yürüyüş Yerleri

* Sessiz ve Huzurlu: Trafik sesi yoktur. Sadece kuş, rüzgar ve su sesleri duyarsınız.

*  Temiz Hava: Şehir havasına göre daha temiz ve ferah.

*  Manzara: Ağaç, çiçek, böcek, hayvanlar, nehirler görürsünüz.

*  Yollar: Bazı yerlerde patikalar dar olabilir, bazıları ise daha düz ve rahattır.

Bendis Mira ŞENOL 5/B

DOĞA YÜRÜYÜŞÜ İÇİN ÖNERİLER

Aramızda illaki doğa yürüyüşü yapmayı sevenler vardır ancak bazıları istedikleri ortama göre bir yer bulamazlar. Öncelikle “Nasıl bir yere gitmek istiyorum?” sorusuna cevap bulmalıyız. Çoğunlukla doğa yürüyüşü yapmayı sevenler, sakin yerler tercih ederler. Siz de onlardansanız İzmir-Karagöl Tabiat Parkı’na, Kozak Yaylası’na veya Gölcük Yaylası’na gidebilirsiniz.

Karagöl Tabiat Parkı sizi ilk bakışta büyülüyor. Gezmek için küçük bir ücret ile bu güzelliğin tadını çıkarabiliyorsunuz.

Eğer Kozak Yaylası’na gitmek isterseniz orası bir cennet gibi. Hiçbir ücreti yok ve ayrıca çok güzel bir manzarası da var.

Gölcük Yaylası ise çok turistik bir yer. Gölün yanındaki yürüyüş yolunu kullanarak güzel bir manzara eşliğinde yürüyüş yapabilirsiniz.

Daha farklı yerlere gitmek isterseniz önce düşünün ve sonra karar verip gitmek istediğiniz yeri araştırın. İyi yürüyüşler diliyorum doğasever dostum. J J J

Zeynep Deniz ÇATAK  5/A 

 

DOĞA YÜRÜYÜŞÜ İÇİN ROTA BELİRLEMEK

Doğa yürüyüşü, temiz havada yapılan eğlenceli ve sağlıklı bir aktivitedir. Özellikle hafta sonları ailemizle veya arkadaşlarımızla doğada yürüyüş yapmak hem bizi dinlendirir hem de spor yapmamıza yardımcı olur.

Doğada yürüyüşe çıkmadan önce nereye gideceğimizi iyi planlamamız gerekir. Önce yürüyüş yapacağımız rotayı seçmeliyiz. Bu rota çok zor olmamalı, yokuşları az ve yürümeye uygun olmalıdır. Özellikle yeni başlayanlar için orman yolları, göl kenarları ya da parklar güzel seçimler olabilir.

Yürüyüşe çıkmadan önce hava durumuna bakmalıyız. Yağmur ya da fırtına varsa yürüyüş yapmak tehlikeli olabilir. Ayrıca yanımıza su, atıştırmalık ve gerekirse yedek kıyafet almalıyız. Telefonumuzun şarjı dolu olmalı ve ailemiz nerede olduğumuzu bilmelidir.

Doğada yürürken çevreye zarar vermemeliyiz. Çöp atmamalı, hayvanları rahatsız etmemeli ve bitkilere zarar vermemeliyiz. Doğa bizim evimiz gibidir, onu korumalıyız.

Sonuç olarak doğa yürüyüşü hem sağlıklı hem de eğlenceli bir etkinliktir. Ama doğru rota seçmek ve dikkatli olmak çok önemlidir. Doğayı severek ve koruyarak yürüyüş yaparsak daha mutlu oluruz.

   İnci MUTLU 6/B


DOĞA YÜRÜYÜŞÜNÜN ALTIN KURALI: ROTA BELİRLEME

İnsanlar gerek sağlıklı bir yaşam için gerekse kaliteli zaman geçirmek için doğa yürüyüşlerine çıkar. Ancak maalesef doğa yürüyüşü yapan insanların çoğunluğu rota belirlemiyor. Rota belirleme deyince genellikle herkesin aklına sadece yürünecek alanın mesafesi gelir fakat bu yanlış bilinmektedir. Rota belirlemede amaç insanların ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir rota oluşturmaktır.

Doğa yürüyüşlerinde rota belirlemenin önemli maddelerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Doğa yürüyüşlerinde bizi en çok zorlayan ihtiyaç tuvalettir. Bu sebeple yürüyüş yaptığınız alanda tuvalet bulunan en az bir yer bulunmalı.
  •  Diğer önemli ihtiyacımız ise su ve yemek. Tabii ki çoğu insan doğa yürüyüşüne çıkarken az bir miktarda su ve yiyecek getirebiliyor ama bu alınan su ve yiyeceklerin miktarı sınırlı olduğu için bir yerden sonra bitebiliyor. Bu yüzden yürüyeceğiniz alanın üzerinde bir market veya yeme içme mekanı bulunmalı. Aynı zamanda hiç kimse doğanın o güzel büyüsüyle sohbet eşliğinde güzel bir yemeğe hayır diyemez.

Sonuç olarak yaptığımız doğa yürüyüşlerinde rota belirlemeye oldukça dikkat etmeliyiz. Temel ihtiyaçlarımızı her yerde karşılamak bizim hakkımızdır. Bundan sonra doğa yürüyüşlerine çıkmadan önce rotanızı belirlemelisiniz.

 Metehan ÇOBAN 5/A

A body of water with trees in the background

AI-generated content may be incorrect.

KARAGÖL TABİAT PARKI YÜRÜYÜŞ ROTASI (GÜNÜBİRLİK PLAN)

Rota Adı: Karagöl çevresi ve orman patikası rotası

Zorluk Seviyesi: Kolay

Toplam Mesafe: 4 km

Süre: 1,5 - 2 saat (mola dahil)

Başlangıç Noktası: Karagöl giriş kapısı

Bitiş Noktası: Başlangıç noktası (daire rota)

Rota Detayları:

1. Karagöl Göl Çevresi Yolu (1 km):

• Gölün etrafında düz ve kolay yürünebilen bir patika vardır.

• Manzara çok güzel, özellikle sabah saatlerinde sisli ve büyüleyici oluyor.

2. Orman Patikası (Göl çevresinden orman içine çıkış – 3 km):

• Göl çevresi turundan sonra ormanın içine doğru küçük bir patika başlıyor.

• Buradan yaklaşık 1,5 km orman içine yürünüyor, sonra yine göl etrafına dönülüyor.

• Yol boyunca çam ve meşe ağaçları, doğal kaynak suyu görebilirsin.


Hazırlık Önerileri:

• Ayakkabı: Tabanı kaymaz yürüyüş ayakkabısı

• Yanına alman gerekenler: Su, küçük atıştırmalıklar, yedek tişört, yağmurluk (hava durumuna

göre)

• Zamanlama: Sabah 9.00’da yürüyüşe başlamak ideal.

• Not: Ailece yapılacak bir yürüyüş için çok uygun.

Batu DOĞANDEMİR 5/A

EFELER YOLU YÜRÜYÜŞ ROTASI

1. Efeler Yolu Nerede ve Kaç Km?

Efeler Yolu İzmir’in Bornova ilçesinden başlıyor, Nif Dağı ve Bozdağ sıradağlarını geçerek Kiraz’ın yaylalarından devam ediyor. Yolun devamında Aydın’ın sıradağları üzerinden devam ederek Efes Selçuk’ta bulunan Meryem Ana’da sonlanıyor.

Toplamda 500 km’lik 28 etaptan oluşan Efeler Yolu, efelerin kullandığı yolları ve birçok köyü birbirine bağlayarak bir kültür yolu oluşturmayı amaçlıyor. Unutmadan söyleyelim, Efeler Yolu 2023 yılında Green Destinations ''Top 100 Stories'' arasında yer almaya da hak kazanmış.

2. Efeler Yolu Parkurları

Bakir yaylaları ve dağları birbirine bağlayan Efeler Yolu, 27 ana etap ve 1 alternatif hat olmak üzere toplamda 28 etaptan oluşuyor. Etap uzunlukları 14-24 kilometre arasında olan etapların zorluk dereceleri orta-zor ve zor olarak seviyelendirilmiş. Zor yürüyüş parkurları seviyorsanız bu parkurlara şans vermeyi düşünebilirsiniz.

1.Etap: Kavaklıdere (Bornova) - Nazarköy (Kemalpaşa)

2.Etap: Nazarköy (Kemalpaşa) - Yukarıkızılca (Kemalpaşa)

3.Etap: Yukarıkızılca (Kemalpaşa) - Bayramlı (Kemalpaşa)

4.Etap: Bayramlı (Kemlapaşa) - Yenikurudere (Kemalpaşa)

5.Etap: Yenikurudere (Kemalpaşa) - Ovacık (Kemalpaşa)

6.Etap: Ovacık (Kemalpaşa) - Sarıyurt (Bayındır)

7.Etap: Sarıyurt (Bayındır) - Kerpiçlik (Ödemiş)

8.Etap: Kerpiçlik (Ödemiş) - Lübbey (Çamyayla-Ödemiş)

9.Etap: Lübbey (Çamyayla-Ödemiş) - Gölcük (Zeytinlik-Ödemiş)

10.Etap: Gölcük (Zeytinlik-Ödemiş) - Birgi (Ödemiş)

Alternatif Etap: Gölcük (Zeytinlik-Ödemiş) - Bozdağ (Ödemiş)

11.Etap: Birgi (Ödemiş) - Bozdağ (Ödemiş)

12.Etap: Bozdağ (Ödemiş) - Karakoyun Yaylası (Çatak-Kiraz)

13.Etap: Karakoyun Yaylası (Çatak-Kiraz) - Ovacık (Kiraz)

14.Etap: Ovacık (Kiraz) - Küçükibrahimler (Ören-Kiraz)

15.Etap: Küçükibrahimler (Ören-Kiraz) - Balyeri (Cevizli-Kiraz)

16.Etap: Balyeri (Cevizli - Kiraz) - Karabolu (Kiraz)

17.Etap: Karabolu (Kiraz) - Palamutçuk (Beydağ)

18.Etap: Palamutçuk (Beydağ) - Beyköy (Beydağ)

19.Etap: Beyköy (Beydağ) - Ovacık Yaylası (Bıçakcı-Ödemiş)

20.Etap: Ovacık Yaylası (Bıçakcı-Ödemiş) - Demirdere (Ödemiş)

21.Etap: Demirdere (Ödemiş) - Karaçamur Yaylası (Eğridere-Tire)

22.Etap: Karaçamur Yaylası (Eğridere-Tire) - Dallık (Tire)

23.Etap: Dallık (Tire) - Kaplan (Tire)

24.Etap: Kaplan (Tire) - Akçaşehir (Tire)

25.Etap: Akçaşehir (Tire) -Küçükkale (Tire)

26.Etap: Küçükkale (Tire) - Şirince (Selçuk)

27.Etap: Şirince (Selçuk) - Meryem Ana (Selçuk)

Etapların hepsini yürümek zorunda olmadığınızı da unutmadan ekleyelim. Görmeyi en çok istediğiniz yerleri belirleyerek yürüyeceğiniz etapları planlayabilirsiniz.

3. Efeler Yolu İşaretleri

Efeler Yolu’nun ana etapları kırmızı ve beyaz renkleri ile işaretlenirken alternatif rota ise kırmızı ve sarı renkler ile işaretlenmiş. Yürüyüş rotası takibi için Efeler Yolu’nun resmi mobil uygulamasını indirerek takip edebilirsiniz. İnternetin çekmemesi durumuna hazırlıklı olmak adına haritayı yürüyüşe başlamadan indirmeyi de düşünebilirsiniz.. ,

 4. Efeler Yolu Pasaportu ve Köy Mühürleri

Efeler Yolu'nun yepyeni bir uygulaması da var!                                         

Her yürüyüş etabının sonu turizm açısından hareketli olan 27 farklı köyde bitecek şekilde ayarlanmış.

Her köyü temsilen yapılan mühürler bölgedeki öne çıkan kültürel özeliklere göre yerel insanlar ile iletişime geçilerek belirlenmiş. Efeler Yolu’nun resmi web sitesinden edinebileceğiniz Efeler Yolu pasaportu ile bitirdiğiniz her etapta köylerin kendine ait mühürlerini Efeler Yolu pasaportunuza basabiliyorsunuz. Tüm rotayı tamamlayanların pasaportuna ise Efeler Yolu'nu tamamladığını gösteren altın mühür vuruluyor. Hem anı oluşturmak hem de motivasyon açısından böyle bir uygulama düşünülmüş.                                                                       

AHMET TUNA SAYLAN 5/B

OLIMPOS (DOĞA YÜRÜYÜŞ ROTASI)

Olimpos, tamamen çam ağaçları ile kaplı bir vadiye kurulmuştur. Ağaç evleri, uygun fiyatlı bungalov pansiyonları, antik kenti, temiz plajı, sakinliğine rağmen capcanlı gece mekanları ile herkesi kendine çeken bir güzelliğe sahiptir. Doğaya uyumlu sade bir konaklama imkanı sunan ilk ağaç evler Türkiye’de ilk olarak burada görülmeye başlanmıştır. 1980’lerden itibaren doğayla baş başa tatil yapılabilecek yer arayışında olan sırt çantalı ve çevre dostu seyahatseverlerin ilgi gösterdiği Olimpos, bu ilgiyle birlikte turizmde alternatif olarak görülmektedir. Olimpos koyunda denize girilir. Turistler sahilin güneybatısındaki tepelere tırmanıp sahilin muhteşem manzarasını izlerler.

Olimpos, Kumluca ilçesine yaklaşık 40 dakika mesafede yer alırken Kemer ile arasında 28 kilometrelik bir mesafe bulunmaktadır. Antalya merkeze olan uzaklığı ise 83 km.dir.

Pera KOYUNCUOĞLU 5/A


YÜRÜYÜŞ ROTASI

Şehirden uzaklaşıp doğaya kaçmak, hem spor hem de tatili aynı anda yapmak kulağa nasıl geliyor? Doğanın içinde durup dinlenerek manzaranın tadını çıkararak sağlıklı kalmak için doğa yürüyüşü mükemmel bir tercih. Üstelik tek başına veya dostlarla uzun bir doğa yürüyüşüne çıkmanın tam sırası. Çünkü doğa sporlarının en keyiflisidir bu, dört mevsim yapılmaya en elverişli olanı denebilir. Zengin doğası ve ormanlarıyla Türkiye, hem yeni başlayanlar hem de profesyoneller için tam bir  yürüyüş cenneti.

 Ihlara Vadisi

Melendiz Çayı’nın yüzyıllar boyu aşınarak oluşturduğu Ihlara Vadisi, Kapadokya’nın en beğenilen ve en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yemyeşil bir vadinin içinde bulunan çayın kenarında yapacağınız yürüyüş, oldukça kolay bir parkur üzerinde ilerliyor. 1-1,5 saat kadar sürecek olan yürüyüşünüz sırasında Kapadokya’ya has tarihi kaya kiliselerini ve daha birçok güzelliği yakından görmeniz mümkün. 

 Likya Yolu

Yeşilin ve mavinin eşsiz uyumuyla dünyanın en güzel manzaralı trekking rotaları arasında yer alan Likya Yolu, yurt dışından da birçok doğa tutkununu ağırlıyor. Fethiye’den başlayan ve Antalya’ya kadar uzanan, yaklaşık 550 kilometrelik Likya Yolu, yirmiden fazla parkura ev sahipliği yapıyor.

 Frig Vadisi

Frig medeniyetinden kalan eserlerin yer aldığı Frig Vadisi, geniş bir coğrafyaya sahip. Eskişehir, Kütahya, Ankara ve Afyonkarahisar arasında bulunan bölge, yürüyüş parkurlarına ve bisiklet yollarına ev sahipliği yapıyor. 3 kol olarak ilerleyen yollar, Frigya’nın merkezinde bulunan Yazılıkaya’da bir araya geliyor.500 kilometre uzunluğundaki bu 3 yolun başlangıç noktaları Polatlı (Ankara), Yenice Çiftliği (Kütahya) ve Seydiler (Afyonkarahisar) olarak biliniyor. Ara yolları ve alternatif rotaları bulunan Frig Yolu’nda keyifle ilerlerken; Matlaş, Aslantaş, Kapıkaya ve Yılantaş gibi tarihi yapıları da yakından görebilirsiniz.

BAŞKA ÜLKELERDEN YÜRÜYÜŞ ROTALARI

 Himalaya Dağları, Hindistan

Hindistan Himalayalar’ında yapılacak bir yürüyüşün yalnızca hayali ile bile gezginleri oldukça heyecanlandıran bir etkinlik. Diğer yandan Himalayalar’da yürüyüş yapmak hayal değil! Yerden metrelerce yükseklikte eşsiz ve görkemli bir doğa harikası üzerinde yürümek için Kuaripass Nandadevi, Pangarchullapeak ve Ganga Trek sadece bir uçak bileti uzağınızda. Delhi aktarmalı 17 saatlik bir uçuşun ardından büyülü Himalayalar sizi karşılıyor. Türk Hava Yolları, Qatar Airways, Emirates, Etihad Airways, Fly Dubai gibi çok sayıda uluslararası havayolu şirketi, Hindistan’da Assam ve Batı Bengal’e sefer düzenliyor.

 Inca Yolu, Peru

İnka Yolu, Peru’da bulunan ünlü bir yürüyüş rotası ve dünya çapında oldukça popüler. İnka İmparatorluğu döneminde bir iletişim ve ticaret yolu olarak hizmet vermiş olan bu antik yol, Cusco’dan Machu Picchu’ya kadar uzanıyor.  Yürüyüş rotası genellikle dört gün süren bir programla tamamlanıyor. Dört günlük yolculuk sırasında farklı kamplarda konaklama yapılıyor. Bu yürüyüşün en ünlü noktalardan biri, 4.200 metreye kadar ulaşan ve “Dead Woman’s Pass” olarak bilinen bir geçit. Burayı seveceksiniz!

Ilgaz GÜNDOĞAN 6/A 

 YÜRÜYÜŞ ROTALARI

* Sığacık – Teos Antik Kenti – Çamcaz Plajı Yürüyüş Rotası

*  Başlangıç Noktası:

- Sığacık Kaleiçi (Sığacık Marina’ya yakın)

- Sabah saatlerinde başlamak idealdir. Kaleiçi sokaklarında kısa bir gezintiyle yürüyüşe

başlayabilirsiniz.


1. Durak: Teos Antik Kenti

- Yürüyüş Mesafesi: Yaklaşık 1 km

- Zorluk: Çok kolay, düz yol

- Detay: Teos Antik Kenti, Sığacık'ın hemen dışında yer alır. Antik tiyatro, agora ve Dionysos Tapınağı gibi kalıntılarla doludur. Tarihi yapıları gezmek 30-45 dakika sürebilir.

İpucu: Giriş ücretli olabilir, müzekart geçerli. Gölgelik alanlarda kısa molalar verilebilir.


2. Durak: Teos’tan Çamcaz Plajı’na Yürüyüş

- Yürüyüş Mesafesi: Yaklaşık 3 km (tek yön)

- Süre: 45-60 dakika

- Zorluk: Orta (düz + hafif eğimli patikalar)

- Parkur Özellikleri: Antik kentten çıktıktan sonra taşlı patikalardan ve kısa orman yollarından geçilir. Yol boyunca deniz manzarası eşlik eder.

- Yanında su taşımalısın. Rota boyunca kafe veya market yoktur.


3. Durak: Çamcaz Plajı

- Sessiz, küçük, doğal bir koy.

- Piknik veya deniz kenarında dinlenme için uygundur.

- Yaz aylarında yüzmek de mümkün. Deniz genellikle temizdir, ancak taşlık olabilir.

 Osman ÇAKMAK  5/A

SAĞLIK ÇALIŞANI İLE RÖPORTAJ

Röportajı yapan kişi: Arya YILMAZ 

Röportaj yapılan kişi: Hemşire Nuray DEMİR 

  1. Neden bir sağlık çalışanı olmayı seçtiniz?

İnsanlara yardım etme ve sağlık alanında çalışma isteğim sebebiyle sağlık

çalışanı olmayı seçtim. 


  1. Hangi alanda çalışıyorsunuz ve günlük görevleriniz nelerdir?

Bir devlet hastanesinde hemşire olarak çalışıyorum.

Kan almak ve EKG çekmek görevlerimin arasında. 


  1. Mesleğinizin en büyük zorluğu nedir?

Oldukça yoğun bir tempoda çalışmak sanırım mesleğimin en büyük zorluğu. 


  1. Bu meslekte en çok neyi seviyorsunuz?

İnsanların iyileşme sürecine katkı sağladığımı görüp bilmek beni çok mutlu ediyor. 


  1. Pandemi dönemini sizce nasıl geçti?

Kendine göre zorlukları vardı. Daha yoğunduk ama takım olarak üstesinden geldik. 

Arya YILMAZ 


SAĞLIK ÇALIŞANI İLE RÖPORTAJ

Röportajı yapan kişi: Atlas KILINÇ

Röportaj yapılan kişi: Uzman Fizyoterapist Meltem BALCI


1. Neden fizyoterapist oldunuz?

Kardeşim özel gereksinimli bir birey. Gittiğimiz özel eğitim merkezinde fizyoterapistlerle karşılaştım. Sonrasında mesleği araştırdım ve fiziksel yetilerini kaybetmiş kişilerin sağlığına tekrar kavuşmalarına yardımcı olmak beni mutlu eder diye düşündüm.

2. Bu işin zorlukları nedir?

- Hasta psikolojisini iyi analiz edip hastayı motive etmek bazen zor olabiliyor. Bazen de uzun süre ayakta çalışmak ve kendi fiziksel sağlığımı korumakta zorlanıyorum.

3. Ailenizde benzer işi yapan var mı?

- Büyüklerimden yok fakat kuzenim şu an üniversitede Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nde 2. sınıf öğrencisi.

4. İşinizde mutlu musunuz?

- Evet, mutluyum. Hastalarımın günden güne iyiye gittiğini ve geliştiğini görünce daha mutlu oluyorum. Her geçen gün daha fazla kişiye ulaşıp onların yaşam kalitelerini artırmak için çabalıyorum.

5. Size en büyük desteği kim verdi?

- Eşim mesleki gelişimimin en büyük destekçisidir. Özel tıp merkezinde çalışırken ayrılıp kendi

kliniğimi açmam konusunda beni cesaretlendirdi. Bu sayede daha fazla mesleki eğitime katılıp

mesleki yenilikleri ve yeni tedavi yöntemlerini takip etme fırsatım oldu. 

 Atlas KILINÇ 5/B

SAĞLIK ÇALIŞANI İLE RÖPORTAJ

Röportajı yapan kişi: Ahu Ece UYSAL

Röportaj yapılan kişi:  Uzm. Dr. Erol BABAOĞLU


1. Sağlık Haftası’nın amacı nedir?

- Sağlık Haftası’nın amacı; toplumda sağlık bilincini artırmak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik

etmek ve erken teşhisin önemini vurgulamaktır. İnsanların düzenli kontrollerini yaptırmalarını ve

sağlığı koruyucu önlemler almaları önemlidir.

2. Sağlıklı bir yaşam için en temel kurallar nelerdir?

Dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, yeterince uyumak, stresten uzak durmak ve düzenli bir şekilde sağlık kontrollerini ihmal etmemek sağlıklı bir yaşamın temel kurallarıdır. Ayrıca sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak da çok önemlidir.

3. Çocuklar ve gençler sağlıklarını korumak için neler yapmalı?

Özellikle çocukların ve gençlerin bol sebze-meyve tüketmeleri, hareketli bir yaşam sürmeleri, ekran başında fazla zaman geçirmemeleri ve yeterli su içmeleri gerekiyor. Ayrıca düzenli uyku düzeni ve hijyen kurallarına dikkat etmek de sağlıklarını korumaları için çok önemli.

4. Günümüzde en çok karşılaştığınız sağlık sorunları nelerdir?

Günümüzde en çok obezite , stres kaynaklı hastalıklar ve hareketsiz yaşamdan kaynaklanan problemlerle karşılaşıyoruz. Pandemi sonrasında da ruh sağlığı problemleri oldukça arttı. Bu yüzden hem beden hem de ruh sağlığına özen göstermek gerekiyor.

5. Sağlıklı bir gelecek için bizler neler yapabiliriz?

- Her şeyden önce kendimize iyi bakmalı, sağlıklı alışkanlıklar edinmeli ve çevremizdekilere de örnek olmalıyız. Sağlıklı bireyler sağlıklı toplumlar oluşturur. Bu yüzden küçük yaşlardan itibaren sağlık bilincini artırmak çok önemli.

Ahu Ece UYSAL 

SAĞLIK ÇALIŞANI İLE RÖPORTAJ

Röportajı yapan kişi: Esila Su BUDAK

Röportaj yapılan kişi: Uzman Psikolog Derya KARABULUT

1.Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Merhaba ,ben Psikolog Derya Karabulut. 30 yaşındayım. İzmir’de yaşıyorum. Yaşar Üniversitesi İngilizce Psikoloji Bölümünden mezun oldum. Dokuz Eylül Üniversitesinde pedagojik formasyonumu tamamladım. Sonrasında Dokuz Eylül Üniversitesi Yüksek Lisans Programı’nı başarıyla bitirdim. Çocuk ve ergenler, aile danışmanlığı, ebeveyn danışmanlığı çalışma alanlarım. Mesleğimin ilk yıllarında anaokullarında psikolog olarak çalıştım. Şu anda özel bir danışmanlık merkezinde psikolog olarak çalışmalarıma devam etmekteyim.

2. Mesleğinize ilginiz ne zaman başladı?

Lisedeyken psikoloji kitapları okumaya ilgim vardı. Arkadaşlarımla iletişim becerim oldukça iyiydi, insanları dinlemeyi çok severim. Arkadaşlarım arasında bir sorun olduğunda çözüm bulabilmek için alternatif bakış açısı geliştirmeye çalışırdım. Her zaman empatik bir dil kullanmaya özen gösterirdim. Kişisel özelliklerimin bu meslek için uygun olacağını düşünüp psikolog olmaya karar verdim.

3. Bu meslek için gereken yetiler nelerdir?

Öncelikle karşımızdakini aktif bir şekilde dinlemek adına sabır ve dayanıklılık gösterebilmek. Etkili iletişim becerilerine sahip olmak. İletişim becerilerimizin kuvvetli olması, karşımızdakiyle göz teması kurmak, beden dilini ve aktif dinleme becerisini yönetebilmenin oldukça önemli olduğunu düşünmekteyim. Karşımızdaki kişiyi yargılamadan, tarafsız bir şekilde iletişim kurabilmek çok önemli. Diğer en önemli yeti ise empatidir (duygudaşlık). Danışana gerçekten anladığımızı hissettirmemiz danışanla kurduğumuz güven ilişkisinin temeli diyebiliriz.

4. Mesleğinizin avantajları ve dezavantajlarından bahseder misiniz?

Mesleğimin avantajları; karşımdaki kişinin ya da kendimin bir davranışı neden yaptığımı, nasıl geliştirdiğimi daha iyi biliyorum. Aynı zamanda başkalarını anlamaya çalışırken duygu, düşünce ve davranışı daha iyi tanımlayabiliyorum. İçsel farkındalığımın artmasını kişisel gelişimim açısından avantaj olarak görmekteyim.

Mesleğimin dezavantajları ise psikologlar sürekli olarak insanların travmalarını, olumsuz yaşam deneyimlerini ve problemlerini dinlerler. Bu durum da zorlayıcı olabilmektedir. Bizim de sağlıklı kalabilmemiz adına süpervizyon desteği almamız önemli olmaktadır. Süpervizyon bir psikoloğun ya da terapistin daha deneyimli ve yetkin bir uzmandan düzenli olarak geri bildirim, rehberlik ve mesleki destek almasıdır.

5. Psikolog olmak nasıl bir his?

İnsanların duygularını anlamaktan, onlara destek olabilmekten, yardımcı olabilmekten mutluluk duyuyorum. Psikolog olmanın en önemli yanı, insancıl bakış açısına sahip olmaktır. Bu bakış açısıyşa insanları sevmek ve saygı duymaktan geçiyor. Her kişi farklı bir karakteri temsil eder. Başkalarının yaşam becerilerini, deneyimlerini dinlemek beni oldukça heyecanlandırıyor.

6. Bu mesleği tavsiye eder misiniz? Neden?

İletişim becerisi, empati becerisi, dinleyebilme becerisi ve alternatif düşüncelere sahip olan kişilere bu mesleği tavsiye ederim. Mesleğimi çok severek yapıyorum. Sevdiğim mesleği yapabilme imkanına sahip olabilmek beni mutlu ve huzurlu hissettiriyor. Psikolog olmak, bireylerin ruh sağlığını korumak ve geliştirmek açısından çok önemlidir. Psikologlar depresyon, kaygı, travma gibi ruhsal sorunlarla başa çıkmada bireylere profesyonel destek sağlar. Davranışları anlamayı ve değiştirmeyi sağlarlar. İnsanların olumsuz düşünce kalıplarını fark etmelerini ve sağlıklı alışkanlıklar geliştirmelerine destek olurlar. Toplumsal farkındalık yaratırlar. Ruh sağlığının önemini topluma anlatmak, damgalamayı azaltmak ve bilinç oluşturmak açısından katkıda bulunurlar. Krizleri önlemeye yardımcı olurlar. Erken müdahalelerle daha büyük ruhsal sorunların önüne geçebilirler. İlişkileri güçlendirir; aile, çift veya iş ilişkilerinde yaşanan sorunları çözmeye yardımcı olarak sosyal yaşam kalitesini artırırlar. Kişisel gelişimi desteklerler. İnsanların kendini daha iyi tanımasına, güçlü yönlerini keşfetmesine ve potansiyellerini kullanmalarına yardım ederler. Aynı zamanda okumayı sevmek, kendini geliştirmek, devamlı eğitimler almak psikologlar için çok önemlidir. Ülkemizde oldukça ihtiyaç duyulan bir meslek haline gelmiştir. Bireylerin ruh sağlığını koruyarak toplumun genel refahını ve işleyişini güçlendirirler. Psikologlar yalnız bireyleri değil, bütün bir ülkenin psikolojik dayanıklılığını ve sağlıklı gelişimini etkiler. O nedenle bu mesleği severek yapacağını düşünen kişilere psikolog olmalarını tavsiye ederim.

7. Röportaj hakkındaki düşünceleriniz?

Beni röportajına davet ettiğin için öncelikle çok teşekkür ederim. Cevaplarken oldukça keyif aldım. Çok sevdiğim mesleğimi seninle paylaşmaktan mutluluk duydum. Başarılar diliyorum Esila’cığım.

Esila Su BUDAK 5/A

 

SAĞLIK ÇALIŞANI İLE RÖPORTAJ

PALYATİF BAKIMDA BİR HEMŞİRENİN GÜNLÜĞÜ

 

Röportajı Yapan Kişi: Derin DENİZ
RÖPORTAJ YAPILAN KİŞİ: Sorumlu Hemşire Halide DENİZ– Palyatif Bakım Servisi
TARİH: 6-12 Nisan Sağlık Haftası
KONU: Palyatif Bakımda Hemşirelik

Palyatif bakım; tedavisi mümkün olmayan hastaların yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan, sabır ve şefkat  gerektiren özel bir alandır. Sağlık Haftası kapsamında bu alanda görev yapan Hemşire Halide Deniz ile hem mesleği hem de yaşadığı duygusal deneyimler üzerine konuştuk.

1.Halide Hanım, palyatif bakımda hemşire olmak nasıl bir sorumluluk?

Çok büyük bir sorumluluk. Biz burada sadece tıbbi bakım vermiyoruz, aynı zamanda hastaların son dönemlerini olabildiğince huzurlu geçirmeleri için onlara destek oluyoruz. Acıyı azaltmak kadar yalnızlık hissini gidermek de bizim görevimiz.

2. Palyatif bakımda çalışmak sizi duygusal olarak nasıl etkiliyor?

Elbette zor. Her gün insanlara veda ediyoruz. Ama bu vedaların içinde minnet, sevgi ve dua da var. Hastaların bir “İyi ki varsınız.” demesi bazen her şeye bedel olabiliyor. Bu iş sizi hem olgunlaştırıyor hem de hayata bakışınızı değiştiriyor.

3. Bu serviste en çok neye ihtiyaç duyuyorsunuz?

Anlayışa ve sabra ihtiyaç duyuyorum. Hem hastalar hem de yakınları çok hassas bir dönemden geçiyor. Bizler de hemşire olarak fiziksel yorgunluğun yanında duygusal bir yük de taşıyoruz. Bu nedenle ekip dayanışması ve psikolojik destek çok önemli.

4. Bir hemşire olarak en çok ne zaman mutlu oluyorsunuz?

Bir hastanın ağrısı hafiflediğinde, yüzü biraz olsun güldüğünde ya da ailesi “Sizin sayenizde bu süreci daha huzurlu geçirdik.” dediğinde mutlu oluyorum. Bu tür sözler tüm yorgunluğu unutturuyor.

5.Gençlere ve öğrencilere sağlıkla ilgili ne mesaj vermek istersiniz?

Sağlık çok kıymetli, ancak genellikle kaybedince farkına varıyoruz. Bu yüzden gençlerin  kendilerine iyi bakmaları, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını erken yaşta kazanmaları çok önemli. Ayrıca sağlık mesleklerini seçenler bilsin ki bu sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir gönül işidir.

 Derin DENİZ 6/B


SAĞLIK ÇALIŞANI İLE RÖPORTAJ

RÖPORTAJI YAPAN KİŞİ: Defne Nazlı DİRİLENOĞLU

RÖPORTAJ YAPILAN KİŞİ: Doçent Doktor Fikret DİRİLENOĞLU

 1. Çocuklara ve gençlere özel önerileriniz nelerdir?

Günümüz insanları çok hareketsiz kalıyor ve sağlıksız besleniyor. Bu da kilo alımına ve mutsuzluğa sebep oluyor. Çocuklar her gün hareket etmeli, sağlıklı besinler yemeli ve ekrana çok bakmamalı.

2. Erken yaşta sağlıklı yaşam bilinci kazanmak hastalıkları nasıl etkiler?

Küçük yaşta sağlıklı alışkanlıklar edinmek, büyüyünce birçok hastalıktan korunmamıza yardımcı olur. Sağlıklı yaşayanlar daha az hastalanır.

3. Stresin vücuttaki etkileri nelerdir? Çocuklar stresle nasıl başa çıkmalı?

Stres kalbimizi, beynimizi ve vücudumuzu yorar. Çocuklar stresli bir dönemden geçtiklerinde spor yapmalı, sevdikleri şeylerle ilgilenmeli ve kendilerini stresli hissetme sebeplerini aileleriyle konuşmalıdır.

4. Hastalıkları tedavi etmek mi yoksa önlemek mi daha önemlidir?

Önlemek daha önemlidir. Çünkü hastalık gelmeden önce sağlıklı kalmak daha kolaydır. Aşı olmak, sağlıklı beslenmek ve spor yapmak hastalıkları önler.

5. Çocuklarda obezite artıyor. Bunun nedeni nedir ve aileler bu durumda ne yapmalıdır?

Çocuklar fazla yemek yiyor, az hareket ediyor. Aileler çocuklara sağlıklı yemekler hazırlamalı ve onları hareketli oyunlar oynamaya teşvik etmelidir.

6. Bilinçsiz vitamin veya ilaç kullanımı ne gibi zararlar verir?

Gereksiz ilaçlar vücuda zarar verebilir. Vitamin veya ilaç kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.

Defne Nazlı DİRİLENOĞLU

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder