Kelime Sihirbazları: Şairlerimizi Tanıyalım
Şiir, sessizliğin en gür sesidir ve bu sesi bize
ulaştıranlar ise hayata farklı pencerelerden bakan şairlerimizdir. Kimi zaman
bir İstanbul akşamında vapur sesini dinleten, kimi zaman Anadolu'nun bağrından
kopup gelen hüzünleri mısralara nakşeden bu kalemler, kültürel mirasımızın en
kıymetli hazineleridir. Bu köşede, Türk edebiyatına yön veren isimlerin hem
eserlerini hem de ilham kaynaklarını keşfe çıkıyoruz.
Duyguların
rehberliğinde unutulmaz bir edebi yolculuğa hazır mısınız?
DOĞUM VE ÇOCUKLUK: Cemal Süreya, 1931 yılında Erzincan’ın Pülümür ilçesinde doğdu. Asıl adı Cemalettin Seber’dir. Babası Hüseyin Bey, annesi Gülbeyaz Hanım’dır. Henüz çocukken ailesiyle birlikte Erzincan’dan Bilecik’e zorunlu göçe tabi tutuldu. Bu göç, Cemal Süreyya’nın hayatında derin izler bıraktı ve şiirlerinde sıklıkla yer buldu.
EĞİTİM: İlkokulu Bilecik’te tamamlayan Cemal Süreya,
İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nden mezun oldu. Daha sonra Ankara Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nde eğitim gördü.
Üniversite yıllarında edebiyata olan ilgisi daha da arttı ve yazmaya başladı.
KARİYER: Cemal Süreya, mezuniyetinin ardından Maliye
Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulundu. Müfettişlik, danışmanlık ve uzmanlık
gibi görevlerde çalıştı. Bürokratik hayatı boyunca edebiyatla bağını hiç
koparmadı.
ÖLÜM: Cemal Süreya, 9 Ocak 1990 tarihinde
İstanbul’da hayata veda etti. Ardında Türk şiirine damga vuran eserler ve
unutulmaz bir edebi miras bıraktı.
Önemli Eserleri: Cemal Süreya’nın şiir, deneme ve çeviri
türlerinde pek çok eseri bulunmaktadır. Bazı önemli eserleri şunlardır:
Üvercinka (1958): İlk şiir kitabı,
Türk şiirinde bir dönüm noktasıdır.
Göçebe (1965): İnsan ve aşk temalarının derinlemesine
işlendiği bir diğer önemli kitabıdır.
Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973): Kadın ve aşk temasını en güzel yansıtan
eserlerinden biridir.
Sevda Sözleri (1984): Şiirlerinin toplandığı bir başyapıttır.
NAZIM HİKMET
Türk
edebiyatının dünyaca ünlü şairi ve "Mavi Gözlü Dev" lakabıyla tanınan
Nâzım Hikmet Ran, toplumcu gerçekçi şiirin öncüsü ve serbest nazmın ilk
temsilcisidir.
Hayatı (1902 - 1963)
Doğumu ve Eğitimi: 15 Ocak 1902'de Selanik'te doğdu. Mekteb-i Sultani (Galatasaray) ve
Bahriye Mektebi'nde eğitim gördü, ancak sağlık sorunları nedeniyle deniz
subaylığından ayrıldı.
Millî Mücadele ve Moskova: Kurtuluş Savaşı'na destek için Anadolu'ya geçti, bir
süre Bolu'da öğretmenlik yaptı. Daha sonra Moskova'ya giderek üniversite
eğitimi aldı, burada fütürizm ve konstrüktivizm akımlarından etkilendi.
Hapis Yılları ve Sürgün: Siyasi görüşleri ve şiirleri nedeniyle hayatının 12
yılından fazlasını İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde geçirdi.
1950'de çıkan af yasasıyla serbest kaldı ancak can güvenliği endişesiyle
Türkiye'den ayrılarak Sovyetler Birliği'ne gitti.
Vefatı: 3 Haziran 1963'te Moskova'da geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayatını
kaybetti, mezarı halen Moskova'daki Novodeviçi Mezarlığı'ndadır.
Edebi Kişiliği ve Tarzı: Türk şiirine serbest nazmı
ve basamaklı dizeleri getirmiş, içeriğe ideolojik ve toplumsal bir kimlik
kazandırmıştır. Mayakovski'den etkilenen şair, şiirlerinde aşkın yanı
sıra vatan sevgisi, barış, sosyal adalet ve özgürlük temalarını destansı bir
dille işlemişti.
Şiir Kitapları
Nâzım Hikmet’in şiir serüveni, 1929’da yayımlanan 835 Satır ile Türk edebiyatında devrim yaratmıştır. Ardından gelen
Jokond ile Si-Ya-U, Varan 3, 1+1=1, Gece Gelen Telgraf
ve Sesini Kaybeden Şehir gibi
eserleriyle serbest nazmın öncüsü olmuştur. En görkemli eserleri arasında
Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı Kuvâyi
Milliye Destanı ve Anadolu insanını bir tren yolculuğu üzerinden
betimlediği devasa çalışması Memleketimden
İnsan Manzaraları yer alır. Ayrıca Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı da şairin tarihsel ve
toplumsal bakışını yansıtan en güçlü yapıtlarındandır.
Tiyatro Oyunları
Şair kimliğinin yanı sıra üretken bir oyun yazarı olan Nâzım Hikmet;
toplumsal eleştirilerini sunduğu Kafatası,
Bir Ölü Evi, Unutulan Adam ve İnek gibi eserler kaleme almıştır.
Ayrıca geleneksel motifleri modern bir dille yorumladığı Ferhad ile Şirin, Yusuf ile Menofis ve Enayi de tiyatro külliyatının önemli
parçalarıdır.
Roman ve Öyküleri
Daha çok otobiyografik izler taşıyan Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, yazarın sürgün ve mücadele
yıllarını anlamak için temel bir romandır. Bunun yanı sıra Kan Konuşmaz ve Yeşil Elmalar gibi romanları ile
çocuklar ve yetişkinler için kaleme aldığı modern bir masal olan Sevdalı Bulut öne çıkar.
Mektup ve Diğer Yazıları
Cezaevi yıllarında eşi Piraye’ye yazdığı ve Türk mektup edebiyatının en
lirik örneklerinden kabul edilen Piraye'ye
Mektuplar, sanatçının iç dünyasını ve aşkını en saf haliyle yansıtır.
Ayrıca cezaevinden Kemal Tahir’e yazdığı Kemal Tahir'e Mahpushaneden Mektuplar da dönemin edebi ve siyasi
tartışmalarına ışık tutar.
ORHAN VELİ KANIK
Türk edebiyatının
"en uçarı, en sivil ve en özgür" şairi olarak bilinen Orhan Veli Kanık, şiiri saraydan ve
kalıplardan çıkarıp sokağa taşıyan isimdir.
Hayatı (1914 - 1950)
v 13 Nisan
1914'te İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi ve Ankara Gazi Lisesinde okudu.
Edebiyat merakı lise yıllarında hocası Ahmet Hamdi Tanpınar ve arkadaşları
Melih Cevdet Anday ile Oktay Rifat sayesinde pekişti.
v 1941 yılında
arkadaşlarıyla birlikte yayımladığı "Garip"
kitabı ile Türk şiirinde büyük bir ihtilal yaptı. Şiirden ölçüyü, kafiyeyi,
sanatlı söyleyişi ve "şairane" olan her şeyi attı.
v 1949'da Yaprak
dergisini çıkararak dönemin edebiyat ve siyaset dünyasına yön verdi.
v 1950 yılında
Ankara'da belediyenin açtığı bir çukura düşüp başından yaralandı, birkaç gün
sonra İstanbul'da beyin kanamasından henüz 36 yaşındayken hayatını kaybetti.
Edebi Kişiliği
Şiirin
konusunu yüksek zümreden alıp "Müşfik Kenter" gibi sıradan
insanların, nasırın, salatanın ve sokağın emrine verdi. Halkın konuştuğu günlük
dili kullanarak şiiri herkesin anlayabileceği bir noktaya taşıdı. Şiirlerinde
ince bir mizah, toplumsal yergi ve yaşama sevinci iç içedir.
Eserleri
Şiir Kitapları
Garip (1941), Vazgeçemediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947), Karşı
(1949). Tüm şiirleri daha sonra "Bütün
Şiirleri" adı altında toplanmıştır.
Düz Yazı ve Deneme
Bindiğimiz Dal, Edebiyat Dünyamız, Sanat ve Edebiyatımız.
Çeviri ve Uyarlama
La Fontaine Masalları'nı Türkçeye nazımla çevirmiş, Nasrettin Hoca fıkralarını
şiirleştirmiştir. Ayrıca Moliere ve Shakespeare'den önemli çeviriler yapmıştır.
En Bilinen Şiirleri
İstanbul'u Dinliyorum, Anlatamıyorum, Kitabe-i Sengi Mezar
TUNA BORA & URAS SAYKÖSE



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder