“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” Sözünün Işığında: Atamıza Mektuplar
10 Kasım, Atatürk’ü
anmanın yanında, onun düşüncelerini yeniden hatırladığımız, rehber edindiğimiz
bir gündür. Bu yıl öğrencilerimiz, Atatürk’ün dünya barışına armağan ettiği en
önemli sözlerden biri olan “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünden yola
çıkarak Atalarına mektuplar yazdılar.
Bu mektuplar, gençlerin
barışın önemini nasıl kavradıklarını, Atatürk’ün evrensel vizyonunun bugün de
yol gösterici olduğunu nasıl hissettiklerini içten bir dille anlatıyor. Her
satır; barışa, birliğe ve insanlık adına daha iyi bir geleceğe duyulan inancın
genç yüreklerde nasıl filizlendiğini gösteriyor.
Bu anlamlı mektupları
okurken Ata’mızın düşüncelerinin bugün de ne kadar güçlü ne kadar güncel ve ne
kadar yol açıcı olduğunu bir kez daha görüyoruz.
Barışın aydınlattığı bir
dünyaya inanarak…
Saygı ve minnetle…
Sevgili Ata’m,
Keşke şu anda hayatta olsaydın, Türkiye’yi yine sen yönetseydin. Seninle hiç tanışamadım ama çok kibar, adil olduğunu ve çocukları ne kadar sevdiğini duydum.
Şu anda hayatta olsan seninle Türkiye’yi gezmek, Türkiye’nin en güzel yerlerine gitmek isterdim.
Bizim şu anda özgür olabilmemiz için
çok çalıştın, savaştın. Senin yüzünü kara çıkartmayacağız; biz de bu Türkiye’yi
ayakta tutmak, yaşatmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız.
Sadece Türkiye’de değil bütün dünyada
barışın olması için çok çabaladın ama maalesef şu anda çoğu ülke ya işgal
altında ya da başka ülkeleri işgal ediyor. Dünya büyük bir savaşın eşiğine
gelmişken bütün dünyanın senin gibi bir yöneticiye ihtiyacı var.
Sen bize yol gösterici oldun, her
zaman da olacaksın. Merak etme Ata’m, bu ülke bir daha İstiklal Marşı
yazmayacak.
Batu DOĞANDEMİR 6/B
ATA'YA MEKTUP
“ Yurtta sulh, cihanda sulh “ sözünü ilk duyduğumda anlamını bilmiyordum. Anlamını öğrendiğimde ise bu sözün sadece bir cümle değil tüm yurtların eşit ve barış içinde yaşaması gerektiğini anlattığını anladım.
Ata’m, maalesef dünyada hala savaşlar sürüyor ama bir gün elbet senin sözündeki gibi hem ülkemizde hem de dünyada barış olacak.
Sana söz veriyorum Ata’m.
Her zaman barışın değerini bilecek, koruyacak, savunacak ve senin izinden gideceğim.
Sonsuz sevgilerimle,
Zeynep Sena
BOLATOĞLU 5/B
ATATÜRK’ÜN BARIŞA VERDİĞİ ÖNEM
Atatürk, İzmir Karşıyaka’da bulunan İplikçizade Köşkü’nde konaklamıştı. İşgal döneminde Yunan Kralı da burada kalmıştı. Atatürk köşke geldiğinde yerde Yunan bayrağını görmüş ve ders niteliğinde olan o tarihi konuşmayı yapmıştır.
Gazi,
– Nedir bu? diye sormuştur.
Halk anlatmaya başlamıştır:
– Yunan Kralı bu eve girerken bu basamaklarda Türk bayrağını çiğnemişti Paşam!
Gazi kaşlarını çatmış ve demiş ki:
– Hata etmiş. Ben bu hatayı tekrar edemem. Bayrak bir milletin şerefidir, ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez, kaldırınız!
Atatürk’ün karşısında yer alan her kim olursa olsun bayrak, millet, barış gibi kavramlara sahip çıktığını ve onları korumaya çalıştığını daha nice örneklerle anlatabiliriz. Her daim onun izinde ‘’Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’’ demeye devam edeceğiz.
Pera KOYUNCUOĞLU 6/A
Canım Ata’m,
Seni görmeyi çok isterdim,
neler yaptığını nasıl yaşadığını, küçükken neler yaptığını, neler
yaşadığını görmek isterdim. Sen olmasaydın biz ve Türkiye olmayacaktı. Sen çok
büyük işler başardın ve yeni çok güzel bir vatan yarattın. Seni bir kere görme
şansım olsaydı sana nereleri gezdiğini ve en çok gezdiğin yerlerden nereyi
beğendiğini sormak isterdim. O zamanların nasıl olduğunu görmek isterdim ve
çocukların o zamanlar ne yaptığını merak ederdim. Şimdi senden sonra çok şey
değişti. Ama senin yarattığın güzel vatanımız hala çok güzel. Her şey senin
sayende... Çok teşekkür ederiz canım Ata’m.
Taha Halil Haliloğlu 8B
ATA'YA MEKTUP
Sevgili Ata’m,
“ Yurtta sulh,
cihanda sulh “ sözünü ilk duyduğumda anlamını bilmiyordum. Anlamını
öğrendiğimde ise bu sözün sadece bir cümle değil tüm yurtların eşit ve barış
içinde yaşaması gerektiğini anlattığını anladım.
Ata’m, maalesef dünyada hala savaşlar sürüyor ama bir gün elbet senin sözündeki gibi hem ülkemizde hem de dünyada barış olacak.
Sana söz veriyorum Ata’m.
Her zaman barışın değerini bilecek, koruyacak , savunacak ve senin izinden gideceğim.
Sonsuz sevgilerimle,
Zeynep Sena BOLATOĞLU 5/B
Sevgili Atatürk’üm,
Sana
bu mektubu yazarken içimden geçen duyguları kelimelere dökmekte zorlanıyorum.
Çünkü senin söylediğin “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü o kadar anlamlı ki her
düşündüğümde yüreğimde hem gurur hem de huzur hissediyorum.
Atatürk’üm,
sen savaş meydanlarında büyük bir liderdin ama savaş bitince barışın ne kadar
önemli olduğunu herkese gösterdin. Kazandığın zaferleri, yeni savaşlar
başlatmak için değil; insanların huzur içinde yaşaması için kullandın. İşte bu
yüzden seni sadece bir kahraman olarak değil, aynı zamanda bir barış elçisi
olarak görüyorum.
“Yurtta
sulh” demek, önce kendi ülkemizde barışı sağlamak demek. Bence bu insanların
birbirine saygı duyması, yardımlaşması, doğayı ve hayvanları koruması anlamına
geliyor. “Cihanda sulh” ise tüm dünyanın barış içinde yaşaması. Yani bir ülkede
huzur varsa o huzur tüm dünyaya yayılmalı. Senin sözün bana bunu anlatıyor.
Bazen
haberlerde ülkelerin birbirine düşman olduğunu, savaşların başladığını
duyuyorum. O an aklıma hep sen geliyorsun Atatürk’üm. Keşke herkes senin gibi
düşünebilseydi… O zaman dünyada çocuklar korkmadan uyur, anneler ağlamaz,
herkes birbirine gülümserdi.
Okulda
bazen arkadaşlarımla küçük anlaşmazlıklar yaşadığımda senin bu sözünü
hatırlıyorum. Kızmak yerine konuşmayı, küsmek yerine barışmayı seçiyorum çünkü
biliyorum ki barış, en güçlü silahtır. Sen de hep bunu öğrettin bize.
Atatürk’üm,
sen sadece bir ülkeyi kurtarmadın; aynı zamanda bize barışın, sevginin ve
insanlığın yolunu da gösterdin. Ben de büyüyünce senin yolundan gitmek
istiyorum. Bilimle, sevgiyle, dostlukla dolu bir dünya için çalışacağım.
Son
olarak sana kalbimden teşekkür etmek istiyorum.
Teşekkür
ederim Atatürk’üm, bize hem özgürlüğü hem de barışı armağan ettiğin için.
Senin
o güzel sözün, her zaman yolumuzu aydınlatacak:
“Yurtta
sulh, cihanda sulh.”
Sevgiyle, özlemle, barış dolu selamlarımla…
Rüya KIRKGÖZ 5\A
Sevgili Atam,
“Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü
benimseyerek yurt içinde ve yurt dışında barış ve huzur içinde yaşamayı prensip
edinmeliyiz. Dünyada savaşlar olmamalı, insanlar ölmemeli. Dünyaya evrensel bir
bakışla sevgi egemen olmalı. Sevginin ve
saygının olduğu yerde barıştan söz edilebilir. Böylece tüm dünya insanları kardeşçe
yaşayabiliriz. Atatürk'üm laik cumhuriyeti
sonsuza dek yaşatabilmek için “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünüzü ilke edineceğim.
Saygılarımla.
Demir EROL 5/A
BARIŞÇIL
ATATÜRK
Ata’m,
önce sana bir soru sorarak başlayacağım. Öncelikle ne kadar anlasam da hala
merak ettiğim bir sözün var: “Yurtta sulh, cihanda sulh.” Bu sözde bahsettiğin
barış nasıl bir barıştı?
Herkesin
aynı fikirde olduğu bir dünya mı? Bu biraz zor olurdu. Yoksa herkesin
düşüncesine saygı duyulan bir dünya mı? Sen her zaman barışı, saygıyı çok
önemsedin. Ata’m, sen düşmanının bile kalbinin kırılmasına dikkat eden bir
liderdin.
Keşke
yanımızda olup bize barışın, saygının ve sevginin önemini anlatıp bize yol
gösterebilsen. Ata’m, seni çok seviyorum!
Umarım senin de dediğin gibi tüm dünya barış içinde olur.
Ada GENÇ 6/A
Sevgili Atam,
Senin bize
bıraktığın en büyük miraslardan biri olan “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü,
bugün hâlâ kalbimizde yankılanıyor. Bu kısa ama anlamı derin sözünle, sadece
bir ülkenin değil, tüm dünyanın geleceğine ışık tuttun. Barışın bir ülkenin huzurunun,
bir milletin birliğinin ve insanlığın en büyük değeri olduğunu bizlere
öğrettin.
Sen savaş
meydanlarında bile barıştan yana oldun. Kazandığın zaferlerle övünmek yerine,
düşmanlarına bile el uzatacak kadar yüce gönüllüydün. Çünkü sen biliyordun ki
gerçek zafer, silahla değil; anlayış, hoşgörü ve sevgiyle kazanılır. Bugün
bizler, senin bu düşüncelerini yaşatmaya çalışıyor, barışın sadece bir kelime
değil, bir yaşam biçimi olduğunu anlamaya çalışıyoruz.
Atam, senin
sayende özgür, huzurlu ve güvenli bir ülkede büyüyorum. Okuluma barış içinde
gidebiliyor, geleceğimi umutla kurabiliyorsam, bu senin bize armağan ettiğin
barış ortamı sayesindedir. Senin gösterdiğin yolda ilerlerken, kalbimdeki
minnettarlığı kelimelere sığdırmak zor… Ama bilmeni isterim ki her Türk
gencinin kalbinde senin izlerin var.
Senin
dediğin gibi, “Barış milletleri birbirine bağlayan en güçlü bağdır.” Ben de
büyüdüğümde senin bu anlayışını dünyaya anlatmak, insanlara barışın güzelliğini
göstermek istiyorum. Çünkü senin öğretilerinle büyüyen bir nesil; asla
nefretin, savaşın ve düşmanlığın tarafı olmaz.
Minnet ve
özlemle seni anıyor, fikirlerinin ışığında yürümeye söz veriyorum.
Sonsuz
saygı, sevgi ve minnetle,
Beren Kaygusuz 8/C
Sevgili
Atatürk,
“Yurtta
sulh, cihanda sulh” sözünüzü her duyduğumda, içimde tarifsiz bir huzur doğuyor.
Bu birkaç kelime, sadece bir cümle değil… İnsanlığın özlemini, kalplerde
yankılanan barış umudunu anlatıyor. Siz, savaşların en acı yüzünü görmüş bir
komutandınız ama yine de insanlığa barıştan söz ettiniz. İşte bu yüzden sizin
büyüklüğünüz sadece kazandığınız zaferlerde değil, kalplere ektiğiniz barış
tohumlarındadır.
Bugün dünya
hâlâ kavgalarla dolu ama biz sizin mirasınızı unutmadık. Her “Yurtta sulh,
cihanda sulh” dendiğinde sanki sesiniz yüzyılları aşıp bize ulaşıyor. O sesi
duydukça anlıyorum ki barış yalnızca sessizlik değil; insanların birbirini
anlaması, affetmesi, sevmesidir.
Ata’m, sizin
öğrettiğiniz bu değerlere sahip çıkacağıma söz veriyorum. Barışı sevmekten,
insanlığı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Çünkü siz bize sadece bağımsız bir
ülke değil, kalbinde umut taşıyan bir gelecek bıraktınız.
Derin
saygı, özlem ve sevgiyle
Defne Nazlı DİRİLENOĞLU
6/B
Sevgili Atatürk,
Sizin “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünüzü yeni yeni anlıyorum. Bu söz, barışın hem ülkemizde hem de dünyada ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Siz savaş görmüş bir insandınız ama yine de hep barıştan yana oldunuz. Bu bence sizi çok özel bir lider yapıyor. Ülkemizin bağımsızlığı ve milletimizin güvenliği için yaptığınız çalışmalar, barışın önemini bizlere öğretiyor. Bizler de sizin gösterdiğiniz örnek doğrultusunda anlaşmazlıkları şiddetle değil, konuşarak çözmeyi öğrenmeliyiz. Biz gençler sizin öğütlerinizi unutmayacağız. Barış içinde yaşamak için elimizden geleni yapacağız. Siz, hem bizi hem de bütün dünyayı barışa inandırdınız. Bunun için size çok teşekkür ederim.
İrem Naz OĞUZ 6/A
Sevgili
Atatürk,
Senin
“Yurtta sulh, cihanda sulh” sözün, sadece bir ülkenin değil, tüm insanlığın
kalbine kazınmış bir barış çağrısıdır. Bugün bizler, bu ilkenin ışında
kardeşçe, huzur içinde yaşayabiliyorsak, bunu senin ileri görüşlülüğüne ve
insanlığa duyduğun sevgiye borçluyuz.
Barışın
sadece savaşsızlık olmadığını, aynı zamanda insanların birbirine saygı duyarak,
adalet içinde yaşaması gerektiğini bizlere sen öğrettin.Senin önderliğinde
kurulan Cumhuriyet, barışın, aklın ve bilimin yolunda ilerleyen bir milletin
sembolü oldu.
Her 10
Kasım’da yalnızca bir lideri değil, bize bağımsızlığı, özgürlüğü ve barışı
armağan eden büyük bir insanı anıyoruz. Senin fikirlerinle büyüyor, senin
gösterdiğin yolda ilerliyoruz.
Minnetle anıyoruz seni, Atam.
Ruhun şad olsun.
Sonsuz sevgi ve minnetle,
Türk gençliği adına…
Aziz Mete SANDALOĞLU 8/A
Sevgili
Atatürk,
Sana
bu mektubu yazarken içim sevgiyle dolu. Senin “Yurtta sulh, cihanda sulh”
sözünü okulda öğrendim. Öğretmenimiz bu sözün anlamının hem ülkemizde hem de
dünyada barış içinde yaşamamız gerektiğini anlattığını söyledi. Bu sözü o kadar
çok sevdim ki her duyduğumda içim huzurla doluyor.
Bence
barış; insanların birbirine gülümsemesi, kavga etmeden, yardımlaşarak yaşaması
demek. Sen savaş görmüş bir lider olarak barışın ne kadar değerli olduğunu
herkesten iyi biliyordun. O yüzden bu sözü söyleyip bu sözü bize miras
bıraktın.
Ben
de senin gibi barış içinde bir dünya istiyorum. Kimse üzülmesin, çocuklar okula
korkmadan gitsin, herkes birbirine yardım etsin. Eğer herkes senin sözünü
dinlese dünya çok daha güzel olurdu.
Sana
çok teşekkür ederim Atatürk çünkü bize hem özgürlüğü hem de barışın değerini
öğrettin.
Sevgiyle
Osman ÇAKMAK 6/A
Sevgili Ata’m,
Bize sayılamayacak kadar öğüt verdin ve hepsinin birbirinden değerli anlamları var. Bize öğüt olarak verdiğin “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü barışın senin için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Çok haklısın çünkü yurtta barış olmazsa dünyada da barış olmaz.
Şu anda bazı ülkelerde yaşanan sıkıntılar ve savaşlardan dolayı hem o yurt hem de diğer ülkeler sıkıntıda ve üzgün. Biz, gençler bunu düzelteceğiz. Vatanımızı ve tüm dünyayı tıpkı senin bize emanet ettiğin gibi yapacağız.
Sana, bizim ülkemize kazandırdıkların için ne kadar teşekkür etsek azdır. Her şey için çok teşekkür ederiz, seni çok seviyoruz.
Deniz YEŞİLÇUBUK 6/A
Sevgili Atatürk,
Ben Ceylin Berkiten, 8/C sınıfındayım. Bu satırları sana
büyük bir sevgi ve saygıyla yazıyorum. Sanki zamanın ötesinden sana
sesleniyormuşum gibi…
Senin “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözün, benim için
sadece bir söz değil. Bu söz, kalbime işleyen, her geçen gün anlamını daha çok
kavradığım bir hayat rehberi. Çünkü sen bize, önce kendi ülkemizde barış içinde
yaşamanın, birlik olmanın ne kadar önemli olduğunu öğrettin. Ardından da bu
barışı dünyaya taşımanın insanlık için ne büyük bir adım olduğunu gösterdin.
Sen sadece sözlerinde değil, yaptıklarınla da barışın ne
kadar önemli olduğunu kanıtladın. Mesela, savaşlar bittikten sonra bile düşman
ülkelerle dostane ilişkiler kurmaya çalıştın. Balkan Antantı ve Sadabat Paktı
gibi barışı güçlendiren anlaşmalarla ülkeler arasında dostluk köprüleri kurdun.
Komşularla iyi geçinmeyi, dünyaya düşmanlık değil dostluk eli uzatmayı tercih
ettin. İşte bu yüzden senin “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözün sadece bir
cümle değil, geleceğe ışık tutan bir yol oldu.
Senin sayesinde biz, barışın kıymetini bilen bir ülkenin
çocukları olarak büyüyoruz. Senin açtığın yolda yürürken içimden hep şunu
söylüyorum: “Merak etme Atam, barışa sahip çıkacağız.”
Çünkü ben Atamın “Yurtta sulh, cihanda sulh” derken
ne kadar gerçekçi olduğunu biliyorum.
Sevgiyle, minnetle…
Ceylin Berkiten 8/B
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder