HAZİRAN

 Kelimelerin Dünyasına Yolculuk: Öğrenci Kitap İncelemeleri

Her kitap, kapağı açıldığında bizi bambaşka diyarlara, farklı hayatlara ve derin düşüncelere taşıyan bir zaman makinesidir. Okumak sadece kelimeleri takip etmek değil; yazardan devralınan bir hayal gücü mirasını yeniden büyütmektir. Sayfaların arasında kaybolurken aslında kendimizi keşfeder, dünyayı yepyeni gözlerle görmeye başlarız. Öğrencilerimizin entelektüel birikimlerini, eleştirel bakış açılarını ve kitaba dair özgün yorumlarını paylaştıkları bu özel seçki, sizlere de yeni okuma listeleri oluşturmanız için ilham verecek. Kelimelerin gücüne inanan ve kitapların rehberliğinde yürüyen gençlerimizin dünyasına konuk olmaya davetlisiniz.

 

 

                                                            UÇAN EV

                  Claude Roy

 



“Uçan Ev” kitabında hayal kurmayı seven bir çocuğun başına  gelen garip ama heyecanlı olay anlatılıyor. Sıradan bir gün ev aniden havalanmaya başlıyor ve çocuk kendini hiç beklemediği bir macerada buluyor. Gökyüzünde farklı yerler görüyor, değişik kişiler görüyor ve genelde korkuyor ama yine de şaşkınlıkla yolculuğa devam ediyor. Kitap, bu macera sırasında bir Bağdat halısı üzerinde cesur olmayı ve insanın kendisi için en iyi kararları nasıl aldığını, hayal kurmanın kötü bir şey olmadığını öğretiyor. Kitapta bu anlatılanlar gerçek gibi çok sürükleyici bir şekilde anlatılıyor ama sonunda anlaşılıyor ki tüm yaşanılan ve anlatılanlar bir rüyaymış. En sonunda çocuklar evlerine dönüyor ve yaşadıklarıyla hayatlarına devam ediyorlar.

   Kitapta hem cesur olmayı ve yeni deneyimler için korkmamak gerektiği hem de farklı yerler görmenin kültüre ve aynı zamanda da arkadaş edinmeye olan faydası anlatılıyor. Kitabın içinde geçen onca hayal unsuruyla birlikte kitabın en sonunda bunun bir hayal olduğunu anlıyoruz. Tüm kitap boyunca bunun gerçekten yaşanılmış gibi anlatılmasına rağmen tekrar dönüp baktığınızda bunun bir rüyadan ibaret olduğuna dair ipuçları var. Örneğin gerçek sesler duymaları. Kısa bir hayalin, kitap olmuş hali gibi aslında. Okuması keyifli ve zevkli bir kitaptı.

                                                                                                               Ada GENÇ 6/A

 

 

 

 

 

                                                     SIĞINAK

             Joy Cowley

   
    Kitap; yalnız, korkmuş ve anlaşılmamış hisseden bir  çocuğun yaşadıklarını anlatıyor.

 Kitap hikayeden uzun zaman sonra başlıyor ve aslında asıl hikaye için geçmişe götürüyor. Hikayede çocuk zorlandığı zaman kaçabileceği bir sığınak buluyor ve artık burada güvende hissediyor. Bu sığınakta kendini dinliyor, düşünüyor ve yaşadıkları sayesinde korkularıyla yüzleşiyor. Kitap insanın bazen yalnız  kalmaya da ihtiyaç duyduğunu, herkesin kendini bir yerde güvenli hissettiğini çok güzel bir şekilde anlatıyor. İkinci Dünya Savaşı, yıkık bir fırın ve o yıkık fırının sığınak haline gelmesi, aile ve çatışmalar…

         Her ne kadar karışık bir kitap olsa da çok akıcıydı. Üslubu, insanı kitabın iç dünyasına çekiyor.  Duygusal ama güçlü bir hikaye. Aynı zamanda savaş anında yaşanılanları ve savaş hakkında bilgilendirici de bir kitap. Kitabın içinde zaman unsurunun değiştiğini kolaylıkla görebilirsiniz, bu sayede de hem savaş sonrasında ne hissedildiğini hem de savaş anında ne hissedildiğini ve bu iki duygu arasında aslında ne kadar fark olduğunu görebiliyoruz. Panik anında duygularımızın değişebildiğini, aile için insanın feda edebileceği hayatlarını… Bu noktada çok etkileyici ve eğitici bir kitaptı.

 

                                                                                               ADA GENÇ 6/A

                                                          

 

 

 


  

                                                     SUSUZLUK

                                                             Varsha Bajaj

   Minni, Hindistan’ın Mumbai şehrinin en fakir bölgesinde yaşayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Minni’nin yaşadığı yere günde sadece birkaç saat su veriliyor ve bütün mahallelinin su ihtiyacını karşıladığı çeşmelerin önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Öte yandan zenginlerin yaşadığı yüksek binalarda su bütün musluklardan akıyor hatta bu yüksek binaların tepesindeki yüzme havuzlarını dolduruyor. Bu adaletsizlik yetmezmiş gibi bir de su mafyası tankerlerden ve kuyulardan insanların suyunu çalıp satıyor. Bir gece tesadüfen su mafyasının hırsızlığına tanık oluyor Minni. Bu haksızlığa karşı çıkmak adına bir şeyler yapmaya karar veriyor. Bilgisayar kursuna katılıyor ve burada öğrendikleriyle su sorununa çözüm aramaya başlıyor. Minni, cesaretiyle dikkat çekiyor ve adaletsizliğe karşı sesini yükseltiyor.



     Kitabın en sevdiğim kısmı küçük bir kızın büyük bir değişim yaratabilmesi. Çok akıcı bir anlatımı var, çok keyifle okudum ben kitabı. Bir de kitabın böyle bir soruna değinmesi de çok hoşuma gitti, susuzluk bizim de sorunlarımızdan biri çünkü. O nedenle kitabı herkesin okumasını çok isterim.

 

                                                                                        DENİZ YEŞİLÇUBUK 6/A          

 

 


 


 

EDGAR VE ALLEN POE’NUN GİZEMLİ SERÜVENLERİ

Gordon McAlpine

 


   İkiz kardeşler Edgar ve Allan Poe, birbirlerinin düşüncelerini okuyabilen telepatik bir bağa sahiptir. Zekâları ve afacanlıklarıyla çevrelerinde dikkat çekerler. En yakın dostları ise kedileri Roderick Usher’dir. Bir gün kedileri Roderick gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. İkizler, kedilerini bulmak için harekete geçer. Amcaları ve yengeleriyle birlikte kediyi ararken kendilerini beklenmedik bir maceranın içinde bulurlar. Yol boyunca tuhaf ipuçlarıyla karşılaşırlar. İkizler bu ipuçlarının amcaları Edgar Allen Poe’dan geliyor olabileceğini düşünür ama buna bir anlam da veremezler. Amcaları onları tehlikelere karşı uyarmaktadır.

      Poe kardeşleri gizlice takip eden bir bilim insanı vardır. Bu bilim insanının amacı telepatik güçleri olan kardeşleri deneylerde kullanmaktır. Edgar ve Allen hem kedilerini kurtarmak hem de bilim insanın planlarını bozmak için aralarında anlaşırlar. Bu anlaşma sonucunda bilim insanının tuzaklarından kurtulmuş olurlar hem de kedilerini bulurlar.

      Okuması zevkli, heyecanlı bir kitaptı. Macera türü sevenler için öneririm. Kitabın yazarı olan Gordon McAlpine de bu kitabı kendi çocukluğundan esinlenerek yazdığını söylemiştir.

                                                                                              

                                                                                       BENDİS MİRA ŞENOL 6/A

  ,


 



LO


Şermin Yaşar

  Lo karakteri nasıl biridir ?

Lo her şeyi sorgulayan, sevimli ,meraklı ve çoğu     zaman   insanları güldüren bir çocuktur.

Kitabın verdiği mesajlar nelerdir ?

Ben bu kitaptan her şeyi sorgulamak gerektiğini ve  empati kurmanın önemini anladım.

 

Ø  Bu kitabı neden sevdim?

            Çünkü hem eğlendiren hem de düşündüren bir kitap.

 

   Özet

Lo, tarım işçisi bir ailenin çocuğudur. Lo’nun gerçek ismi Yüksel’dir fakat tarla çavuşu ona Lo ismini takmıştır. Tam okula başlayacakken kendini tarlada çalışırken bulmuştur ama okula gitme isteğini hiç yitirmemiştir. Sürekli büyüklerin davranışlarını sorgular, merak eder. Lo’nun en yakın arkadaşı köpeği Çamur’dur. Kitabın sonlarına doğru belediye başkanı Lo’nun çalıştığı tarlaya gelir ve Lo belediye başkanı ile röportaj yapar. Röportajda okula gitmek istediğini anlatır. Birkaç gün sonra tarla çavuşu Lo’nun yanına gelir ve Lo’ya okul malzemeleri verip onu okula yazdırır.

 

                                                                   ALİ ARAS KURNAZ 5/B

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder